17 Ocak 2015 Cumartesi

WE ARE THE STARBUCKS GİRLS!!!

Bu kadar coolluk yeter sanırım. Klasik Cumartesi günü! Yay! Öncelikle hava harika eğer evdeyseniz mutlaka dışarı bi çıkın ben öyle yaptım ve bu iki yeni bebekle karşılaştım ^.^ Her yerde her sayfada bu kitapları görmek bile merakımı uyandırmaya yetti zaten bir de üstüne ikisine toplamda 20 lira verince benden mutlusu olamaz sanırım nihahaha çok şanslıyım! Kadiköydeydim bende Akmar'a uğrayayım dedim hiç birşey bulamadım bunun üzerine cidden yıkıldım sonra yürüken sokakta bi apartmana dayanmış bi kitaplık var orada da çirkef bi abla var (asla indirim yapmaz) bunları gördüm direk atıldım. Zaten 20 lira olduğu için direk aldım bu sefer onunla pazarlık yapmamaya kararlı bi şekilde. Sadece ikinci eller ama çok temiz okumuş kim okuduysa, yeni gibi! Ve ben aşık oldum. Evet bu yazıda burada biter kendinize iyi bakın Okuoku.com'dan kitaplarım gelince tekrar yazmak dileğiyle :)

16 Ocak 2015 Cuma

YILDIZ ÇARPMASI - MARK SCHREIBER

Kitap dün gece bitti ve cidden muhteşemdi. Bu kadar iyi olacağını tahmin etmiyordum. Klasik sıradan bir kızın hayatını ele alsada komik anlatım şekli ve Ben beni benden aldı (evet binlerce ben havada uçusuyor) konuyu anlatacağım ve birazcık SPOİLER içerebilir. Baş karakterimiz Christy. Christy eski sorunlu sevgilisinin adını göğsünden sildirmek için plastik cerrahına gider, sırasını beklerken bi çocukla konuşmaya başlar ve adının Ben olduğunu öğrenir ve Ben de eski sevgilisinin adını sildirmek için gelmiştir. Kolunda CHRISTY yazıyordur. İnanabiliyor musunuz? Tabi ki Christy ona dövmesinden bahsetmez ve doktorun odasına girer. Çıktığında ise Ben ortalarda yoktur ve Christy ne kadar istemesede Ben'i düşünmeden duramaz. Milyonuncu bisikletini çaldırışından sonra yeni bir bisiklet almak için bisikletçiye gider ve orada Ben ile karşılaşır. Konuşurlar ve Christy "18 yaşındayım" der çünkü Ben 18 yaşındadır ve kendinden 2 yaş küçük bir kızla çıkmak isteyeceğini hiç sanmıyordur. Christy, Ben'e burcunu sorar (astronomiye çok takıntılı bi kızımız) Ben ise balık der ve Christy iyi anlaşacaklarına emin olur ama yine de ona kendi astrologuna gitmesini söyler, Svetlana'ya, ve Ben'de gider. Christy bundan cidden etkilenir zaten Svetlana'dan da yeşil ışık gelir.
Ben, Christy'i eve bırakır ve ailesiyle tanışır. Ailesi onu yemeğe çağırır. Christy bunu istemesede Ben teklfi kabul eder ve yarın için sözleşirler. Yarın olduğunda Ben ortalarda yoktur ve Christy, Ben'in hala numarasını almadığını fark eder. Dışarı ona bakmak için çıktığında kötü bir süprizle karşılaşır. Esi sevgilisi BENJAMIN! Hapishaneden çıkmış (kaçmamışta) kanlı canlı karşısında durur ve Christy'e onca mektubuna neden cevap vermediğinin hesabını sorar. O sırada Ben gelir ve Christy onu aile dostu bi çiçekci olarak tanıtır böylece olay sonlanır. En azından şimdilik. Ben olayı çakar ve sinirden napıcağını bilemez. Christy'nin güvenliğinden endişeleniyordur. Bu sırada Christy'nin ailesi Ben'e bayılır. Ben'inde babası intihar ettiği ve annesi ile 8 yıldır görüşmediği için o da Christy'nin ailesine bayılmıştır. Christy ve Ben daha çok takılmaya başlamışlardır ve harika zaman geçiriyorlardır. Ben bir gün ona süpriz yapar ve bu sefer ki diğerlerinden daha farklıdır. Christy'nin babasının finans şirketinde onunstajerlik yapması için görüşme ayarlar ve tabi bende başvurur. Böylece yazı birlikte çalışarak geçireceklerdir. Christy ilk başta memnun olmasa da sonradan işine alışır ve hoşuna gider. Her şey harikadır. Fakat artık doğruları söylemenin zamanı gelmiştir. Mesela Christy'nin yaşı gibi. Ve Christy, Ben'e itiraf eder ilk başta çok sinirlenip onu evden kovmaya kalksada Christy'nin çabaları sayesinde tekrar barışırlar. Böylece sıra Ben'e gelir. Ben, Christy'i yine akşam yemeğine evine çağırmıştır ve o yemek yaparken Christy de etrafı karıştırıyordur birden pasaportunu görür. Küçük Ben ne kadar da tatlı derken birden gözü doğum tarihine kayar. Ben'in balık burcu olması imkansızdır Ben yay burcudur! Christy'nin burç konusunda ne kadar hassas olduğunu bildiği halde ona yalan söylemiştir ve Christy'nin yay burcundakilerden uzak durması gerekmektedir. Svetlana onu uyarmıştır "Yaylardan uzak durmalısın" diye çünkü Benjamin'de yaydır. Dünyası yıkılan Christy, Ben'i terk eder. Depresyonla geçen haftalardan sonra Svetlana onu arar ve onu ofisine çağırır bir de gider ki Ben'de oradadır! Ben'in yıldız haritasını tekrar çıkarmış ve oğlak ile yayın birleşmesinin dünyanın sonu olmadığını göstermiştir. Böylece araları tekrar düzelir ve eski günlere dönerler. Tek sorun Benjamin'dir. Ben'in aşırı kıskançlığı ve Benjamin'in Christy'i rahatsız etmesi aşırı sıkıcı bi hal almıştır. Tekrar araları bozulur. Ben, Christy'nin telefonlarını açmaz. Christy'de Ben'in evine gider ve yedek anahtarla eve girer. Birden kendini Ben'in odasını karıştırırken bulur ve annesiyle ilgili birkaç gerçek öğrenir. Ben'i annesiyle birleştirmeye çalışsada başarılı olamaz, rehabilitasyonda ki annesi Ben ile konuşmak istmez. Bu sırada Benjamin, Ben'e Christy'nin dövmesini anlatır yine tartışırlar ama tekrar araları düzelir. Christy, okul çıkısında onu almaya gelen Ben'e doğru yürürken Benjamin'i görür ve 2 el tabanca sesi duyar bunun üzerine Christy, Benjamin'e doğru koşsada artık çok geçtir. Benjamin ölmüştür. Christy bunla ilgili kabuslar görmeye başlar... Yağmurlu bir günde Christy, Ben'e ulaşamaz en sonunda hava durumu çok büyük bir fırtınanın geldiğini söylediği halde bisikletini alıp Ben'in evine gider. Ev boştur. Christy zaten Ben'in sonunun intihar eden babası gibi olacağından korkmaktadır ve golf sopalarını yerde dağınık halde görünce aklına tek bir yer gelir. Golf sahası, fırtınalı havalara ve yıldırım düşmelerine Ben'in ne kadar kadar merakı olduğunu bilen Christy bisikletle direk oraya gider ve Ben'i orada bulur. Golf sopasıyla üzerine yıldırım düşmesini bekliyordur. Christy onu durdurmaya çalışsada başaramaz en sonunda o da sopaya tutunur ve beklerler lakin fırtına bitmiştir. Onların fırtınası da bitmiştir ve her şey yoluna girmiştir vee kitap burada biter ^.^

Evet az da olsa bi gelişme var yazımda yani :D Ama bunu yazmak için çok zaman harcadım o yüzden lütfen bana düşüncelerinizi yazın sevgilerle :)

13 Ocak 2015 Salı

  KIŞIN YAPILACAK EN GÜZEL ŞEYLER

Dışarısı buz gibi, ıslak ve çamurlu. Ben evde kalmayı tercih edenlerdenim ^.^ Dışarı çıkmak içinde biraz tembelim ben :D Bu yüzden tüm günümü evde geçirmeye karar verdim ve işte yapılması hem boş zamanlar için birebir ve eğlenceli bir kaç tavsiye :)
Hazır evdeyken, ki ben yalnız olmayı tercih ederim, güzel uzun bi kahvaltı hazırlarım. Devamlı dolduracağım sıcak çayımla internette ya da telefonda takılır biraz vakit geçiririm. Orayı toparladıktan sonra eğer ev temizlenecekse kesin o zaman yaparım ya da biraz egzersiz yaparım (bizim evde koşu bandı var. Koşu bandına çıkıp kulak zarımı patlatacak kadar açtığım müziğime eşlik ederim) ardından sıcak bi duş vee hemen bi Nescafe Sütlü Köpüklü yapar en rahat koltuğuma en sevdiğim battaniyeme de sarınıp güzel bi film açarım (Şahsen ben Nicholas Sparks'ın filmlerine aşığım. Bayılıyorum bu adama yani reklamı bile olsa saatlerce tekrar tekrar izlerim ^.^ ) Bu sefer Safe Haven'i izledim. Off ne filmdi yaa. Mutlaka izleyin. Bu arada bu adamın filmlerinin müzikleri de bi harika mutlaka filmi izledikten sonra youtube'dan hepsini indiririm tabi onun ardından iyicene mayışmış olacağım için güzel kokulu bi tütsü ve iyi bir kitapla bu harika zamanın devamını getiririm. ( Şu an Yıldız Çarpmasını okuyorum.) Ben biraz midesiz olduğum için patlamış mısırda iyi gider yanında diye düşünür bi paket patlamış mısır açarım ^.^ Ardından güzel bi yemek ya da tatlı yaparım (ki ben bu konuda biraz özürlüyüm bayaa uzun sürer ama deneyim olmuş olur di mi?) sofrayıda kurar evdekilerin gelmesini beklerim onları beklerken eğer hala zamanım kalırsa ya ödevlerimi yaparım ya da televizyon izlerim ve böylece harika bi boş zaman geçirmiş olurum. Bu arada bu zamanlar da hava hafif kapalı, yağmurlu ya da karlı olursa daha çok mutlu olacağımıda belirtmek istiyorum o havalara bayılıyorum. 
Ya da sadece dışarıda arkadaşlarınla kahve eşliğinde dedikodu ya da muhabbette sarar ya da siz onları evinize çağırın! Nasılsa yemek ya da tatlı yaptınız (ya da gelirken pizza almalarını söyleyin. Benim seçimim bu olur, kimsenin zehirlenmesini istemeyiz)

11 Ocak 2015 Pazar

 KAÇIŞ ADASI - MARİANNE de PİERRES

Esaret'ten sonra zaman kaybetmeyip bu kitaba başladım. Yine farklı bi konu, bakın bu sefer dil de güzeldi :) Bunda ise tek sıkıntı bitmek bilmeyen yazım yanlışlarıydı. Kitabın 231. sayfasının son satırında "Suki, is it?" yazıyordu. Okuduktan sonra anlam veremeyip tekrar okudum acaba ben mi yanlış okudum diye. Bu sanırım şuana kadar gördüğüm en beter çeviri yanlışıydı :D onun dışında kitap gayet heyecanlıydı, durağan değildi ve dilide akıcıydı.Kitap, Retra ve Naif olarak iki bölümden oluşuyor ve şahsen ben beğendim. Şimdii spoiler (bu seferkinin daha az olması umuduyla) içerikli konumuza geçelim :D 
Retra, Güney Mührü'nde ailesi ile yaşıyor. Ait olduğu toplumun katı kuralları var ve onlarda eğlenmek yasak hatta kitap okmak bile yasak. Abisi 2 yıl önce Ixion Adası'na kaçar. Ixion Adasında partiler hiç bitmez ve güneş hiç doğmaz sadece gençler alınabilir ve kurallar yoktur tek amaç haz almaktır (ya da onlar öyle sanır). Retra, abisini bulmayı ve onunla birlikte eve dönmeyi ister. Bu yüzden iki yıllık "acı çalışmaları"nın ardından evden kaçar ve Ixion Adasına gelir. Yolculuk epey zorlu geçer Ruziala'nın gemisi onlarınkini işgal eder. Cal ve Markes ile tanışır. Cal onun mühürlü olduğunu hemen anlar ve onu aşağılar, Markes ise ona yakın davranır ve bu onun için ilktir. Retra napacağını bilemez. Markes'e sığınır ve Markes hem Cal'ı hemde Retra'yı korur. Ada girişinde Bant takım sırasında iken Rollo ile tanışır. Ama Retra'nın daha önce abisi dışında hiç arkadaşı olmamıştır. Rollo onun arkasını kollar ve ona yardım eder. Retra bundan ürker ve ondan da uzaklaşır birkaç gün olayları anlamak için yalnız takılır o sırada bir başka yeni dostu Suki ile tanışır. Suki'nin yanında kendini daha rahat hisseder. Hatta partiye gitmeye bile ikna olur. Rollo ile karşılaşırlar ve Rollo, Suki'den hoşlanmaya başlar. Retra onları yalnız bırakmak için uzaklaşır. Birden bir Erginin (muhafızın) bir kıza saldırdığını görür. Bunun üzerine yasak olsada ergine saldırır. Sırtında sandalye parçalar. Ergin kızı bırakıp Retra'ya saldırır ve onuda Erginlerin lideri Lenoir kurtarır. Bu olay herkesin dikkatini çeker. Lenoir kızı tedavi eder ve Retra iyileşir. Artık bir mühürlü değildir. Kendini eskisi gibi hissetmez ve kendine yeni bi Ixion ismi takar. Naif.. Lenoir ile bağlanmıştır. Naif kendi bölümüne giderken K"risten-bell (retra'nın kurtardığı kız) Naif'e sarılır ve onun her zaman arkasında olduğunu söyler. Kristen-bell, Kanatlar grubunun lideri Kero ile çıkıyordur bu yüzden Kero, Naif'e onların grubuna katılması için teklif sunar. Naif bunu kibarca reddeder. Ama bu işten bu kadar çabuk kurtulamaz. Erginler onu her daim izler. Naif buraya sadece eğlenmek için gelmediğini belli etmeye başlıyordur. Bu yüzden arkadaşlarına partiye gitmeyi teklif eder. Partide abisi Joel'i görür ama abisi ona uzaklaşmasını ve hiçbir şeye burnunu sokmamasını söyler. Abisi, yeni adıyla Clash, Dark Eve ile birliktedir. İsyancıdır. Abisi ile konuştuktan sonra dışarıda Naif'e onu taa bant girişiden beri takip eden gece yaratığı saldırır -Leyste-. Yine onu Lenoir kurtarır ve gece yaratığını öldürür. Bunun üzerine diğer gece yaratıkları sinirlenir çünkü Lenoir de bir gece yaratığıdır. Kendi türünden birini öldürmüştür. Bunun üzerine erginler toplantı yapılması kararı alırlar. Brand (retra'ya saldıran ergin) Lenoir'in liderliğini almak ister bu sırada toplantıda kavga çıkar. Naif bu fırsattan yararlanarak Ruziala'yı yakalamak için yem olarak kullanılacak olan Markes'ida kurtarır ve kaçarlar. Suri, Rollo ve diğerleri ile buluşur bu sırada gece yaratıkları etraflarını sarar. Savaşamayacak kadar fazladırlar bu yüzden bizimkiler kiliseye sığınırlar ama orada da çok kalamayacaklarını fark ederler. Lenoir onları bulur ve Naif'e, Ruzulia ile kaçmasını çünkü gece yaratıklarının Leyste'nin hayatına karşılık onunkini istediğini söyler ve Leonir'in onu koruyacak gücü yoktur. Naif'in bandını iptal etmişlerdir çokta bi şansı yoktur böylece Markes ile Ruziala'nın gemisine binerler ve yaşadıklarını Ruziala'ya anlatır. Gençlere yaşları dolunca ne olduğunu (gece yaratıkları tarafından yaşam enerjileri tükenene kadar emilirier), Erginlerin amaçlarını, kısacası bildiği her şeyi anlatır ve bunu Rollo için, Suki için ve diğer tanıdığı herkes için yapar...

Kitap burada bitiyor. Devamı daha türkiye'de basılmadı ama eğer basılsaydı kesinlikle daha heyecanlı olacağını düşünüyorum. Cidden tam yerinde bitirdiler :( Eğer kitaba rastlarsanız ve boş zamanınızda varsa okumanızı tavsiye ederim ^.^ :*


  AKMAR'IN FAYDALARI :)

Eskiden hep D&R ve Nezih'ten kitap alışverişi yapıyordum takii bu yaza kadar şuan kendime büyük kitap alışverişini buralardan yapmak ne kadar saçmaymış diyorum. Haziran ayında sadece 6 kitaba 120 lira vermiştim, Akmarda ise şu gördüğünüz 12 kitaba sadece 95 lira verdim. Evet belki ben 2.el sevmem diyenler çıkar aranızda bende öyle diyordum ama sizde bir kitap kurduysanız ve size de kitap dayanmıyorsa farklı yollar düşünmek gerek derim. Benim 2 yolum var: 1) İNTERNET 2)AKMAR.. Bazende işte indirimli kitapçılar :) Ha "hiç mi D&R'dan Nezih'ten falan almıyorsun?" derseniz, tabi ki alıyorum ama toplu kitap alışverişlerinde internet benim favorim :) Yoksa güzel kitap buldun mu direk alacaksın diye düşünenlerdenim ^.^ Bugün ise Akmar'da dolaşırken Üç ile Aşkın Müziğini buldum - yıpranmamış ve korsan değil, bence harika- nasıl aldığımı bilmiyorum sanırım bi teyzeyi ezdim.. Böylece konuşmaya başladık. Ah evet o teyzeyi size anlatmak istiyorum çünkü Vampir Akademisi serisini bitirip, Labirent serisinin ise sadece Son İsyan kitabını okumamış bi teyzeydi. Kendine yeni farklı konulu kitaplar arıyordu. Biraz daha sonra size son okuduğum kitabın -Kaçış Adası- yorumunu da yazıp paylaşacağım o zamana kara bence bi' düşünün :) 

7 Ocak 2015 Çarşamba

   ESARET - ELENA JOHNSON

Blogumda aktifleşmeye karar verdiğim için artık okuduğum diğer kitaplarıda buradan yorumlarımı paylaşacağım eğer ilgi olursa önceden okuduğum kitaplarıda tekrar paylaşırım ve bunu büyük bi mutlulukla yaparım :) Evet şimdi gelelim kitaba konusu beni cidden etkiledi. Klasik bir konu değil cidden yaratıcı ve durağanlık yok. Kitap gizemli ve merak uyandırıcı. Benim için tek sıkıntı anlatımdı. Belki de sadece bana olmuştur bilmiyorum ama kitabın başları uzun ve gereksiz anlatımlarla doluydu ve bazen okurken "hobaa nereye geldik? Noluyor?" diyebilirsiniz. Bu yüzden bazı kısımlar havada kaldı ama er ya da geç konu anlaşılıyor. Kitabın arka kapağı çok iddialı, cidden konusuda güzeldi, farklıydı. Dex Yayınlarından kötü kitap çok beklemiyorum zaten. Favori karekterim Jag'di. Jag kötü çocuk tabi ki. Kitapta gelişen olayları anlatıcam size ve umarım beğenirsiniz çünkü bu benim için bir ilk :) ve bu arada bundan sonra yazdıklarım spoiler içerir! Vi'nin bildiği iki dünya var. İyiler ve Kötüler. Vi, Zenn ile iyilerin dünyasında yaşıyor ve ikiside birbirlerine deliler gibi aşık. Tek sorun İyiler Dünyasında bi erkekle bu kadar yakınlaşmak yasak. Gece Zenn ile buluşmaya parka gider -ki gece dışarı çıkmakta yasak- ve yakalanır. Yargılanmayı beklerken hücrede Jag ile karşılaşır ve her şey değişir. İkisi birbiriden güç alarak kurtulur ve kayıp sandığı babasından kaçarlar ve beyni yıkanmış eski sevgilisi Zenn'den de. Jag ile yakınlaşırlar ve birbirlerini tamamladıklarını fark ederler kısacası birbirlerine aşık olurlar fakat ortada binlerce yalan ve sırlar vardır. Vi'nin özel güçleri gibi. Babası da bu güçlerin peşindedir lakin tek gücü olan insanlarının bi sözüyle davranışını etkileyen Vi değildir. Jag'de de buna benzer bir güç vardır. Kısacası ikiside değerlidir. Vi seçim yapmak zorundadır. Kontrol et ya da etme. Yalnız ya da birlikte. Zenn ya da Jag. Görev ya da ölüm. Spoilerin babası geliyor dikkat edin... Vi kararını verir. Jag'ı kurtarır ama üzlmeyin! Zenn'in hayatı kesinlikle Jag'inkinden daha iyi olur. işten zararlı çıkan tek kişi Vi'dir. Çünkü babası jag'ı unutmasını sağlamıştır ve Vi aşık olduğu adamı ne kadar dirense de unutur sabahları Bay Boşluk ile ilgili rüyalar görür. Zenn'in onu öpmesi onun için bi anlam ifade etmez. Kalbi diğer adam için çarpıyordur ve onu bulmak için yanıp tutuşuyordur.

Eveeet ilk yorumum böylece biter umarım beğenmişsinizdir. Eğer beğendiyseniz lütfen bana yazın yorumlarınız benim için çok değerli :)

6 Ocak 2015 Salı

D&R'ın büyük yaz indirimini kaçıran var mı bilmem ama ben kaçırmıştım. Sadece 2 kitap almıştım o günden beri kendime italyanca küfürler ediyorum, şans eseri Migrosta gezerken bir de baktım ki Dex kitapları indirimde. Bulduğum bütün kitapları aldım. Tabi ki çok kitap kalmamış ve Kozzy'deki bölümüde çok küçüktü. Esaret'e başladım ama umduğum gibi gitmiyor fazlaca karışık. Umarım ilerde olayların hepsi çözülür.
Tekrar merhaba arkadaşlar, uzun zaman oldu biliyorum bende arayı bu kar açtığım için üzgünüm o kadar çok şey var ki bi türlü zaman bulamadım, Umarım artık daha aktif olabilirim :) Sizinle yılbaşı hediyelerimi paylaşmak isityorum. Kendimi şımartıp bi sürü kitap aldımmm ^.^  the 100 ve Yabancıyı okuyabildim sadece ama diğerlerinide okumak için sabırsızlanıyorum. Bu arada Kaptan Amerika kalkanından bahsetmiyorum bile. Kitap yorumlarınada yakında başlayacağım :)