2 Aralık 2016 Cuma

30 DAY MUSIC CHALLENGE



 Ekonomi çalışırken birden bire gelen ilham ile buralardayım.. Uzun zamandır olmadığım için bu ara vermeye güzel bir challenge ile devam etmeye karar verdim. Bunu sadece buraya bırakacağım ve sonra sırlar odama geri çekileceğim. Kendinize iyi bakın ve keyifli okumalar :)

Day 1: Yellow by Coldplay
Day 2: 99 Problems by Hugo
Day 3: Glad You Came by Wanted
Day 4: The Kill by Thirty Second To Mars
Day 5: She Looks So Perfect by 5 seconds of Summer
Day 6: Can't Stop the Feeling! by Justin Timberlake
Day 7: Ocean Drive by Duke Dumont
Day 8: Your Love is My Drug by Kesha
Day 9: Complicated by Avril Lavigne
Day 10: When Your Gone by Avril Lavigne
Day 11: Snake Eyes by Mumford&Sons
Day 12: Bleeding Love by Leona Lewis
Day 13: Hotel California by Eagles
Day 14: Prayer by Andrea Bocelli and Celine Dion
Day 15: Hello from Dark Side sayılır mı?
Day 16: Moonlight Sonata by Beethoven
Day 17: Pocketful of Sunshine by Natasha Bedingfield
Day 18: Ele Güne Karşı by MFÖ (ha 84 ha 96 ne farkeder canım?)
Day 19: One Day by Kodaline
Day 20: Reforget by Lauv
Day 21: Natalie by Bruno Mars
Day 22: Fight Song by Rachel Platten
Day 23: Tonight by Reamonn
Day 24: Wherever You Will Go by The Calling (Grup bi dağılmıştı sanki emin olamadım asdf)
Day 25: Hallelujah by Leonard Cohen :(
Day 26: Accidentally in Love by Shrek Soundrack (Aklıma direk bunun gelmesine kaç puan?)
Day 27: So Cold by Ben Cocks
Day 28: Lost on You by Lp
Day 29: Pokemon Gen 1 intro sayılır mı? asdf
Day 30: One Day by Kodaline (AGAİNNN!) 


"Challenge accepted!"
Tamamiyle kendi zevkime ve aklıma gelen ilk şarkılara göre oluşturulmuştur, don't judge :(

27 Aralık 2015 Pazar


                         YILBAŞINDA NE İZLİYORUZ?




Daha geçen günlerde 20.yılını kutlayan ve annemle benim en az 35 kez izlediğimiz filmden bahsedicem. Eğer blogumda bana ait bir şeyler olması gerekiyorsa bu o film işte. Öncelikle While You Were Sleeping'in romantik komedi filmi olduğunu belirtmem lazım. Evet, romantik kitaplara dayanamayan ben bu filmde hüngür hüngür ağlayıp hunharca gülüyorum. Her şeyi ile o kadar mükemmel ki nasıl başlasam bilmiyorum bile ama emin olun ki izlerken içiniz ısınıyor. Merak etmeyin konudan aşağıda bahsedicem, umarım :) Filmi neden bu kadar beğendiğim üzerine çok düşündüm. Sindirella masalı gibi olmasının dışında aklıma direk oyuncular geldi çünkü hepsine aşık oldum.. Sandra Bullock, Bill Pulman derken aslında adını bilmediğim diğer oyuncularada aşık olduğumu fark ettim. Ve film yılbaşında geçtiği için sizin içinizi ısıtıyor tabi bir de aşırı komik (gazete dağıtan bisikletli çocuk diyor ve izleyenlere selam veriyorum). Konusundan bahsedersek; Şikago'nun kış manzarasını hayal edin bu sırada arkada This Will Be (Natalie Cole) çalıyor... Tamam tamam kısa özetlicem. Lucy yalnız başına yaşayan ve metro istasyonunda gişede çalışan bi kızdır ve her gün metroya binen kibar, yakışıklı ve başarılı ama hiç tanımadığı Peter Callaghan'e aşıktır ve onunla ilgili hayaller kurar. Bir gün istasyonda Peter'ın çantasını çalmak isteyen serseleriler tarafından (yanlışlıkla) tren raylarına düşer ve bunu gören Lucy koşarak ona yardım etmeye çalışır tren gelirken son anda onu raylardan çeker ve Peter'ın hayatını kurtarır. Hastaneye gittiklerinde Peter'ı görmesine izin vermezler, Peter komadadır. O da camın arkasından "Ben onunla evlenicektim." der ve bunu hemşire Wanda duyar. Ailesi gelir ve Wanda herkese Lucy'i Peter'ın nişanlısı olarak tanıtır. Ve işte bütün hikaye böyle başlar. Hepsini anlatmak istemedim ama umarım bi şans verirsiniz. Bütün karakterleriyle, olaylarıyla, sözleriyle ve her şeyiyle HARİKA bi film.

        


Keşke size şu an bütün sevdiğim replikleri ya da sözleri yazabilsem ama imkansız sanırım (o kadar fazla ki!) O yüzden kısa kesicem; "Have you ever fallen in love with someone you haven't even talked to? Have you ever been so alone you spend the night confusing a man in a coma?"


11 Aralık 2015 Cuma

KASABADA BİR CADI incelemesi

Daha kitabı okumadın ne bu acele? dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız valla ne diyeyim, özlemişim buraları dayanamadım şimdi yazayım dedim. Şuan ki yazım daha çok kitap incelemesi gibi olsun düşünüyorum ama altta neler olur bende bilmiyorum kitabı bitirince yorumumu burada da instagram hesabımda da paylaşıcam :)

Öncelikle kitap üçleme, Winter Trilogy, ilk kitap Kasabada Bir Cadı onu Aşık Cadı takip ediyor ve son kitap ise Yalnız Cadı. Ama sanırım sadece ilk kitap çevrildi. Her neyse kitabın konusundan bahsetmek gerekirse; Anna, Winter kasabasındaki yeni evine taşındığında buranın biraz garip, hatta adeta büyülü göründüğünün farkındaydı. Fakat yine de biri gelip, ona kendisinin bir cadı ve gizemli yeni evinde bulduğu eski kitabın da bir büyü kitabı olduğunu söyleseydi, buna kahkahalarla gülerdi. Tabii, o muhteşem aşk büyüsünü denemeden önce. Okulun en yakışıklı çocuğu Seth Waters, Anna'nın karşısına geçip ona aşkını ilan ederken, doğru mu söylüyordu? Bu sırada, gittikçe büyü dünyasının çekimine kapılan Anna'nın gizli güçleri, kasabadaki cadılar konseyinin de dikkatini çekiyordu. Fakat konseyin kuralları, cadı klanları arasında bölünmelere yol açarak, kasabayı büyük bir savaşın eşiğine getiricekti. Peki, Anna hisleri ve geleceği arasındaki bu büyük savaşta, kalbinin sesini dinleyebilecek miydi?
 Açıkcası aşk büyüsüydü cadı klanlarıydı falan aşırı ilgimi çekti. Periler, melekler, vampirler derken cadılarla ilgili çok az kitap okuduğumu fark ettim. O yüzden ilk sıraya bu kitabı koydum. Hatta yazarın yeni serisinin ilk kitabı da çıkmış Witch Finder diye ama bizde daha çevrilmedi. İnşallah hemen çevrilir ^.^ Okuyup yorumumu paylaşmak için sabırsızlanıyorum şimdiden, tatlı haftasonları :*

28 Ekim 2015 Çarşamba





NEREDE KALDIN CANSU?







  Uzun zamandır aktif bi şekilde ne blogumu ne de instagram sayfamı kullanabildim en azından bana göre :/ Okuduğum kitap bir aydır elimde sürünüyor. Ama bi sorun arkadaşlar "Neden?" diye, cevap çok basit; 1)Derslerden dolayı beynim burnumdan aktı ve aktif olamadım. 2)Kendimi dizilere çok kaptırdım. İşte bu ikinci neden beni bunu yazmaya ikna etti. Size son zamanlarda izlediğim dizileri bi yazayım dedim. İzledikleriniz varsa bana yazabilirsiniz uzun uzun konuşuruz :D


1) FRİNGE: İlk sezonu dün gece bitirdim, izleyin izlettirin. Vay annesini ya adamlar ne diziler yapıyor izlerken bu nasıl bi kurgu nasıl bi hayal gücüdür yav diyorsunuz. Normal yabancı dizilerden 10 dakika daha uzun ve ilk bölümler belki sıkıcı gelebilir ama emin olun ki sonrasında çok sarıyor. 5.sezonda final yapıyor :(

2) GOTHAM: 5 günde ilk sezonu bitirmeyi becerip yetiştim diziye ay ay ay Jim Gordon. Dizi daha çok Jim'in maceralarını anlatıyor bu sırada Bruce'nin küçüklüğünü görüyoruz çok tatlı yaa daha o sıralar ölümcül bakışlarını atamıyorken :D Kadroya bayıldım ben cidden. Dizinin dün 6.bölümü yayınlandı 2.sezonda. Daha çok geç değil.

3)LIMITLESS: Bir aşık olunası dizi daha... Bradley Cooper olduğu için mi desem yoksa Jake Mcdorman'ın tatlılığı mı desem emin değilim. İkisine de aşığım. Bildiğimiz film olan Limitless'in devamı. Bu sırada aradan 4 yıl geçiyor tabi. Dizi tam sezon onayı aldı şuan 1.sezonda.

4) THE FLASH: Bana göre 2.sezona çok iyi bi başlangıç yaptı, o kadar olay oldu ki daha ilk bölümden "Amanın!" dedim. Flash'ı nasıl anlatırım emin değilim diziyi her şeyiyle seviyorum. Nefes almadan izliyorum. Anlatamadı.

5) Agents of S.H.I.E.L.D. : 3.sezon ayrı bi harika! 1 ve 2, 3'e nazaran sönük kalır ama gerçi 2.sezon sırasında Age of Ultron çıkmıştı baya bi gönderme falan olmuştu hem öncesi hem sonrası için o zamanları hiçbir şeye değişmem. Şimdi düşününce ilk sezonda da Avengers'a baya gönderme olmuştu. O zamanları da sevmişitim. Sanırım ben direk diziyi seviyorum ya.

6) SCREAM QUEENS: Scream dizisinin daha komik versiyonunu düşünün, hah! aradaki fark sadece o çünkü. Emma Roberts oynuyor diye başlamıştım diziye ama sonra sardı şimdi Allah için. Daha ilk sezonda, bugün 7.bölüm yayınlanıcak diye biliyorum.

**7) Bu kısım yeni başlayan dizileri içeriyor. Supergirl ve Guardians of the Galaxy'den bahsediyorum yani. Aslında Guardians of the Galaxy'nin ilk bölümü yayınlandı ama aradan baya uzun zaman geçti, dün 2.bölüm yayınlandı umarım hep böyle bekletmezler. Bu arada dizi, animasyon ama benim için sıkıntı yok bundan öncede Young Justice, Justice League ve Avengers Assemble gibi dizileride izledim. Bence çizgi dizi seviyorsanız izlemelisiniz hepsi aşık olunası.

3 Ekim 2015 Cumartesi

SİZİ DEPRESYONDAN ÇIKARABİLECEK 6 FİLM ve ONLARIN KİTAPLARI

Ne zaman kendimi çevremden uzak hissetsem direk bu kitapların filmlerine koşuyorum. Ha kitap ha film diye düşündüm bende, zaten bir çoğunun kitabını da okudum. Neyse işte size benim izlemekten zevk aldığım aynı zamanda kitaplarınıda beğendiğim liste gibi bir şey hazırladım. Bunlardan beni en çok etkileyen kesinlikle Ye, Dua Et, Sev olmuştur. Hem kitabını okumuş hem de filmini izlemiş biri olarak söylüyorum. Kitapla tanıştığımda 11.sınıfa gidiyordum ve bana yaşadığım hayatı sorgulatmıştı. Kendimi "Neden hala buradayım?" , "Cidden mutlu muyum ben olmaktan?" ya da "Hayatımdan memnun muyum?" gibi sorular sorarken bulmuştum. Kitaptan sonra filmini izlediğimde ise her şeyi bırakıp gitmek ve kendimi bulmak istemiştim. Tabiki bunu yapamadım, bende erkek arkadaşımdan ayrıldım. Sonunun güzel gittiği söylenemez ama 8 aydan sonra ilk defa kendimi bu kadar özgür hissetmiştim. Bu durumdan ne kadar zevk aldığımı keşfedip kendimden korksamda Liz'in yaptıklarını yapsam kim bilir nasıl deliririm diye düşünmedim değil. Kısacası filmi gece izlemeyin arkadaşlar, etkiliyor (yani en azından beni baya etkilemişti). Buna benzer konusu olan bir diğer kitap ise Hiçliğin Kıyısında, şu an onu okuyorum. Hayallerini takip eden ya da bir anda her şeyi bırakıp gidebilen insanlara hayranım. Bizde de Türk anneleri olmasa gidicez de işte... Bi bulsa kafamı uçurur. Hatta kafamı uçurmak için benimle bi dünya dolaşır ya neyse. Life goal, başına çok kötü bir şey geldiği an o gerçekten kaç ve bütün paranla en yakın seferin olduğu bi uçağa atla, gittiğin yerin sokaklarını keşfet ve True Love'ın ile tanış. Live happily ever after.
Diğer kitaplara/filmlere gelirsek kendinizi o kadar çok kaptırıyorsunuz ki, durumunuzu ya da nasıl hissettiğinizi düşünemiyorsunuz bile, çok ciddiyim hepsi çok akıcı! Ölümcül Kaçış'ı bitirmem bi gecemi almıştı sadece. Aklıma şimdilik bunlar geldi ama listenin aslında daha uzun olduğunu biliyorum. Aklıma geldikçe ekler ve sizide haberdar ederim, xo.

1) Ye, Dua Et, Sev, Elizabeth Gilbert
2) Harry Potter serisi, J. K. Rowling
3) Yüzüklerin Efendisi serisi, J. R. R. Tolkien
4) Kitap Hırsızı, Marcus Zusak
5) Uyumsuz serisi, Veronica Roth
6) Labirent serisi, James Dashner

Ek olarak "iki tane" daha film seçeğeni önereceğim;
7) Benim için, ben = Disney animasyonları. O yüzden size de tavsiye etmesem olmazdı. Nasıl hala bu kadar etkilenebildiğime dair hiçbir fikrim yok ama ben DİSNEY animasyonlarının hepsine aşığım! Hala onlarla gülüp, onlar için ağlama yeteneğine sahibim. Genel olarak klasikleri seviyorum ama yenilerde idare eder. Ne idare ederi hala oturup zevkle izliyorsun Cansu, kabul et.

8) Ve tabiki Nicholas Sparks kitaplarının filme uyarlanmış halleri, nasıl yazacağımı bilemedim. Çaktırmayın. Size blog başlarına doğru yine önermiştim ve tekrar öneriyorum, ileride de tekrar önereceğim. Kitaplarını daha okuyamadığım için sadece filmlerini önermekle yetiniyorum. Bu filmleri es geçmeyin ve içindeki mucizeyi görün. Hepsi bana göre mucizevi, annemle beraber The Longest Ride'ı izledik en son. Annem çok sıradan bulurken ben o sırada gözyaşlarımı tutmaya çalışıyordum. Zevkler değişebilir ama bi şans verin. The Notebook, Safe Haven, Lucky One, A Walk To Remember.. Kısacası hepsi harika size listesini atabilirim. Çok konuştum yine -.-'

28 Eylül 2015 Pazartesi



BuzzFeed'i bilmeyeniniz yoktur, bende dün gece sayfasında takılırken "Tüm zamanların en iyi okunması gereken genç-yetişkin kitaları" diye bi' başlık gördüm. Aklıma direk siz geldiniz! Evet, mükemmel ingilizcem ile sizi aydınlatmayı planlıyorum :D Bazı kitaplar ülkemizde çevrilmemiş olsa da sonlara doğru bizim favori kiaplarımız geliyor, so don't worry. Bu arada Goodreads puanlarınıda yanına yazıyorum 5 üzerinden değerlendiriliyor, haberiniz olsun :* Eğer arzu edersin bana kitapların konusu hakkında mesaj atabilirsiniz böylece bende sizin için çevirip konuyu anlamanızda yardımcı olabilirim, umarım ^.^ Daha fazla uzatmadan konuya geçiyorum o zaman;

37. Little Woman, Louisa May Alcott 4.1
36. Under the Never Sky, Veronica Rossi 4.2 (Sonsuz Gökyüzünün Altında)
35. Shatter Me, Tahereh Mafi 4.03 (Bana Dokunma)
34. A wrinkle in Time, Madeleine L'Engle 4.3
33. Brown Girl Dreaming, Jacqueline Woodson 4.3
32, The Absolutely True Diary of a Part-Time Indian, Sherman Alexi 4.10
31. To All the Boys I've Loved Before, Jenny Han 4.11
30. The Giver, Lois Lowry 4.11 (Seçilmiş Kişi)
29. The Immortal Rules, Julie Kagawa 4.12
28. I'll Give You the Sun, Jandy Nelson 4.15
27. Eleanor & Park, Rainbow Rowell 4.15
26. Legend, Marie Lu 4.19 (Efsane)
25. Anne of Green Gables, L. M. Montgomery 4.20
24. Red Rising, Pierce Brown 4.20 (Kızıl Yükseliş)
23. The Lightning Thief, Rick Riordan 4.20 (Percy Jackson ve Şimşek Hırsızı)
22. The Perks of Being a Wallflower, Stephen Chbosky 4.20 (Saksı Olmanın Faydaları)
21. All the Bright Places, Jennifer Niven 4.21
20. Angelfall, Susan Ee 4.21 (Meleğin Düşüşü)
19. Since You've Been Gone, Morgan Matson 4.21
18. The Demon King, Cinda Williams Chima 4.21
17. The False Prince, Jennifer A. Nielsen 4.21 (Kayıp Prens)
16. Obsidian, Jennifer L. Armentrout 4.26 (Obsidyen)
15. Alanna: The First Adventure, Tamora Pierce 4.26
14. A Monster Calls, Patrick Ness 4.27
13. Howl's Moving Castle, Diana Wynne Jones 4.29 (Yürüyen Şato)
12. An Ember in the Ashes, Sabaa Tahir 4.29
11. Impulse, Ellen Hopkins 4.29
10. The Darkest Minds, Alexandra Bracken 4.30 (Karanlık Zihinler)
9. A Court of Thorns and Roses, Sarah J. Maas 4.30 (Ateş ve Diken)
8. Divergent, Veronica Roth 4.30 (Uyumsuz)
7. Aristotle and Dante Discover the Secrets of the Universe, Benjamin Alire Saenz 4.31
6. Clorkwork Angel, Cassandra Clare 4.32 (Mekanik Melek)
5. The Book Thief, Marcus Zusak 4.35 (Kitap Hırsızı)
4. The Fault in Our Stars, John Green 4.36 (Aynı Yıldızın Altında)
3. The Hunger Games, Suzanne Collins 4.38 (Açlık Oyunları)
2. Hopeless, Colleen Hoover 4.39 (Umutsuz)
1. Harry Potter and the Sorcerer's Stone, J. K. Rowling 4.40 (Harry Potter ve Felsefe Taşı)

Evet gördüğünüz üzere puanlar bunlar, Harry Potter, Karanlık Zihinler, Açlık Oyunları ve Uyumsuz gibi serilerin bile bu puanları aldıklarını görünce ister istemez acaba tam puan alan kitaplar hangileri ya da ben hiç okudum mu? gibi sorulara yöneldim. Sanırım bi sonraki blog konum bu olacak, o zamana kadar kendinize iyi bakın herhangi bir şeyde bana yazabilirsiniz, öptüm.




25 Mart 2015 Çarşamba


Bir "yaa daha fazla kitap almak istiyorum ama okuyacak çok kitabım var yaa" bölümüne hoşgeldiniz...

Geçen (sunumumu hazırlarken) dedim ki, hadi şu istediğim kitapları yazayım da bi hesaplayayım bakalım ne kadar tutucak. Hesaplamaz olaydım. İlk başta yanlış hesaplayıp 270 lira tuttu bende üzüldüm ayy çok tuttu ya dedim. Halbuki bu  zaten uygun olan fiyatmış keşke öyle olsaydı dedim çünkü hesaplayınca 420 lira tuttu. Tabi aile fertlerine bunu açıkladığımda şok... Bu arada fiyatları Okuoku ve Kitapyurdu'ndan karşılaştırarak yaptım çok bi fark yok genelde ama istediğim kitapların en uygun fiyatlısı Okuokuda. Hoş onlarda geçen kitapların hepsini hasarlı getirmişti tabi kitaplık ayracıda hak getire (baygın bakış emojisi). Onun dışında şöyle bir şey düşündüm dedim ki iki kitap sitesinden de alışveriş yapayım yani en uygun fiyat hangisindeyse o kitabı oradan alayım. Eğer öyle yaparsam neredeyse 120 liralık bi kar oluyor. Bazı kitaplarda cidden siteler arası çok fark vardı. Okuoku'dan alacağım kitaplar 211 lira Kitapyurdu'ndakiler ise 196.87 tutuyor ki Okuoku'dan alacalarım daha fazla. Her nerse kendimi şu an "sakin ol cansu daha okuman gereken 51 kitap var" diyerek teselli ediyorum. Sanırım bu bi hastalık, yani kitap almak. İhtiyacım yok ama almak istiyorum hatta gece gündüz tek düşündüğüm şey bu şaka gibi.